
Türkiye'nin bölgesinde vizesiz seyahate yönelik diplomasisine övgü yağdıran İspanyol düşünce kuruluşu, "çekim gücünde Rusya ve İran gibi diğer bölgesel aktörlerle kıyaslanamayacak" Türkiye'nin bölgesindeki etkisinin artarak devam edeceği tespitinde bulundu. Barselona Uluslararası İlişkiler Merkezinin (CIDOB) "Türkiye'nin Cesur Yeni Vize Diplomasisi" başlıklı analizinde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "Amman'dan ya da Beyrut'tan Edirne'ye seyahat ederken vize gerekmeyecek. Suni sınırları kaldırmaya büyük önem veriyoruz" sözlerine atıfta bulunularak, Türkiye'nin dış politikasında serbest dolaşıma gittikçe daha fazla ağırlık verdiği, bunun bir yandan Ankara'nın stratejik ve ekonomik hedeflerine hizmet ederken, diğer taraftan halkın günlük yaşantısını kolaylaştırdığı belirtildi. Türkiye'nin Ekim 2009'dan itibaren Suriye, Katar, Ürdün, Libya, Arnavutluk, Lübnan ve Pakistan ile karşılıklı olarak vizeyi kaldırdığı ve yakın zamanda bu listeye Rusya, Ukrayna, Suudi Arabistan ve Mısır gibi ülkelerin ekleneceği anlatılan analizde, "Birçok gözlemci, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'ndan ilham alan mevcut Türk hükümetinin ülkenin dış politikasında büyük dönüşüm gerçekleştirdiğini savunuyor. Yeni yaklaşım Türkiye'nin uluslararası arenadaki önemini artırma, özellikle yakın komşularla mevcut ikili sorunları çözme, bilhassa İslam dünyasında Türkiye'nin yumuşak gücünü artıracak faktörleri güçlendirme gibi ana hedefler etrafında tutularak Türk dış politikası önceliklerinin kapsamlı şekilde çeşitlendirilmesini içeriyor. Son yıllarda yakın komşuların Türk dış politikasında daha merkezi hale geldiğinden şüphe yok" denildi. Analizde, birkaç yıl öncesine kadar küçük bir elçilik olan Amman'ın bugün Türk diplomatları için önemli bir görev yeri haline geldiğine dikkat çekildi.
CIDOP araştırmacıları Eduard Soler ve Deniz Devrim tarafından kaleme alınan analizde, dünyada büyük ilgi uyandıran ve bazı uluslararası kaynaklarda yeni Osmanlıcılık gibi başlıklarla duyurulan bu dönüşümün Türkiye'nin AB üyelik sürecine nasıl yansıyacağı şöyle anlatıldı:
"Türkiye'nin dış politikası, AB ile ilişkilerin geleceğinde zorluğu yansıtıyor. AB geleneksel olarak aday ülkelerden, üçüncü ülkelerle ilişkileri dahil kendi müktesebatı ve politikalarına uymasını bekliyor. Buna karşın Türkiye, dış politikayla ilgili birçok konuda eşit muameleden aşağısına razı olmaz. Türkiye'nin yaklaşımında AB ile kader birliğinden daha çok kendi çıkarları belirleyici. Bugün Türk dış politikası mimarları bir zamanlar popüler olan Türkiye için köprü benzetmesini bile reddetme noktasına gelerek Türkiye'nin merkezi ülke olarak konuşulmasını tercih edip Türkiye'nin artık AB'nin bir kolu değil baskın bir oyuncu olduğunu vurguluyor. AB açısından bakılırsa, Suriye ve İran gibi ülkelerle AB ilişki kurmaktan kaçınırken Türkiye'nin devam eden bağları ve bu ülkelerin uluslararası izolasyon engelini aşmasında Türkiye'nin katkısı, AB'nin dış politika hedeflerini tehlikeye düşürebilir. Buna karşın AB Türkiye'nin sunduğu fırsatları değerlendirmelidir. Türkiye'nin hala komşularına yönelik yaklaşımının somut sonuçlar doğurabileceğini göstermesi gerekse de, Türkiye AB'nin rolünün zayıf olduğu ve aynı zamanda hedeflerinin yüksek olduğu Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkaslar gibi bölgelerde aktif."
"TÜRKİYE'NİN BÖLGESEL GİRİŞİMLERİ AB'NİN DOĞUŞUNU HATIRLATIYOR"
Türkiye'nin yeni dış politikasında AB'den gelen olumsuz sinyallerin da etkili olduğu anlatılan analizde, komşularıyla vizesiz seyahat ve turizmi teşvik gibi somut konulara eğilen Türkiye'nin bu çabalarının, İkinci Dünya Savaşının ardından o zamanki adıyla Avrupa Topluluğunun ekonomik işbirliğiyle başlayan doğuşunu hatırlattığı ifade edildi.
Analizde, Türkiye'nin bölgesinde ekonomik serbestleşmeyle başlayan yeni yaklaşımının, Orta Doğu'da güçlü stratejik işbirliği ve kalıcı barış gibi sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.
AB'nin zaten Türk vatandaşlarına vizesiz seyahat kolaylığı sunmakta gönülsüz davrandığı ve Türkiye'nin vizesiz seyahat başlattığı ülkelerin büyük çoğunluğunun AB'nin Schengen kara listesinde bulunmasının Türkiye-AB ilişkilerinde yeni zorluklar doğurabileceği anlatılan analizde, Türkiye'nin vize politikasında "güven vermeyen" AB ile birlikte hareket etmekten artık vazgeçtiği görüşüne yer verildi.
İspanyol düşünce kuruluşunun analizinde Türkiye'nin komşularıyla sıfır sorun yaklaşımının çok iddialı olduğu için eleştirilebileceği, fakat halihazırda bunun olumlu sonuçlarının alınmaya başlandığı kaydedilerek, "Rusya ve İran gibi diğer önemli bölgesel aktörler görece olarak daha az çekim gücüne sahip oldukları için Türkiye'nin bölgesindeki etkisi çok büyük ihtimalle artmaya devam edecek. Türkiye'nin komşularıyla kültürel yakınlığı, güçlenen demokrasi kalitesi, AB süreci ve ekonomik kalkınması geniş kesimlerce takdir ediliyor" denildi.
AA







