| Çin Askerleri Amerikan Başkentini İşgal Etti! |
Bugünlerde Çin ve Amerika arasında “panda diplomasi”si gündemde iken Washington DC’de iki ülke arasındaki kültürel boyutlu yakınlaşmayı destekleyen başka bir unsuru da göz ardı etmemek gerekiyor.
Neden mi söz ediyorum? National Geographic Müzesi’nde açılan ve 1974’te toprak altında bulunduklarında 20’nci yüzyıldaki en önemli arkeolojik keşif ilan edilen “pişmiş toprak (terra cotta)” askerleri Amerika’ya taşıyan sergiden bahzediyorum. Amerikan başkentinde Çin’in özel izniyle Amerika turuna çıkmış olan Terra Cotta Askerleri, yavru mandalar Mey Lan ile Tay Şan gibi yoğun ilgi görüyor. National Geographic Müzesi’nde Mart ayı sonuna değin açık olacak Terra Cotta Warriors: Guardians of China’s First Emperor (Terra Cotta Askerleri: Çin’in İlk İmparatoru’nun Koruyucuları” başlıklı sergi, yüzlerce Amerikalı tarafından her gün ziyaret ediliyor. Çin’den ilk kez Eylül 2007 ile Nisan 2008 arasında British Museum’daki gerçekleşen sergi için İngiltere’ye hareket eden “ölümsüz askerler”, Washington DC’de Mayıs 2008’de ayak bastıkları ABD’deki son duraklarında bulunuyor. California’nın küçük kenti Santa Ana’dan sonra Atlanta ve Houston’a ayak basan askerler, haftalardır DC’nin kültürel hayatındaki en çarpıcı buluşma noktası. Haftalar öncesinde Washington Post’un tanıtımlarını yapmaya başladığı sergi, bir açıdan Washington’un kültürel olanaklar bakımından her zaman gerisinde kaldığı New York’a çalım attığı önemli bir etkinliğe dönüştü. Washington’un göbeğinde National Geographic Müzesi’nde açılan sergi için ilk haftalar giriş biletleri satışa çıktığı ilk günlerde tükendi. Kasım ayında kapılarını ziyaretçilerine açan sergiye gösterilen yoğun ilgi nedeniyle biletleri, sadece günü değil saati de belli olarak satılıyor. Ancak bilet fiyatı konusunda insaflı davranılmış durumda. 12 yaşından küçükler için 6 dolar, yetişkinler içinse 12 dolar. Sergide fotoğraf, kamera çekimi yasağını cep telefonu ile dahi delmeye kalkışanlara karşı neredeyse her obje yanında bir görevli nöbet tutuyor. Basın mensuplarına ise, National Geographic’in iletişim ofisi yetkilisi eşliğinde 5 dakikalık çekim izni veriliyor. Bu bilgiyi ise, gişede “sold out” yazısını görme korkusuyla gittiğim ancak bilet almayı başarabildiğim önceki hafta değil sergiyi gezmek üzere elimde fotoğraf makinesiyle önceki gün müzeye adım attığımda öğrendim. National Geopraphic iletişim ofisi ile kısa bir telefon trafiği sonucunda sergiyi kendi objektifimle görüntüledim. Böylece Turkish NY’nin, DC’yi ziyaret etme imkanı olmayan okuyucularıyla sergiyi fotoğraflarla paylaşma şansım oluyor. Makinemden ayrılmadan sergi salonuna geçtikten sonra adım adım, kulağıma dayadığım elektronik sesli rehber eşliğinde 2 bin yıl öncesinde başlayan ancak ilk Çin İmparatoru Qin Shi Huang’ın ölümsüzleştirdiği bir savaş öyküsünü dinlemeye başladım. Ziyaretçi yoğunluğu nedeniyle her obje için oluşan kuyruklarda bekleyerek, müzedeki herkes gibi çağlar öncesinde insan eliyle neler yaratılabildiğine tanıklık ettim. Bugüne değin gözüme çarpan yazılarda okuduğum “hepsi ayrı bir yüze sahip” bilgisini açıkça doğrulayan heykeller, savaş karşıtı insanlara, “savaştan sanat ortaya çıkmış” dedirtebilmesi nedeniyle biraz da rahatsız ediciydi. Ancak gerçek insan boyutlarındaki heykel ordusu yanında bu orduya model olması amacıyla yapılmış 15 santimetre civarındaki minik figürlere hayranlık duymamak pek mümkün değildi. Her figürü birbirinden süslü kelimelerle tarif etmeye çalışabilirim ancak belki de bu Çin askerleri için en doğru ifade “gerçek insan”. Her insan gibi özel, farklı ve benzersiz… Sergide İmparator Huang’un öteki dünya beklentisini boşa çıkarmamak amacıyla yaptırdığı kuğu, kuş gibi hayvanlar, müzik aletleri, at arabası heykellerine bir soluk mesafesinde baktığımda ürperti hissettim. Bu ürperti, çağlar öncesinde yaratılmış bir uygarlık karşısında internet teknolojisini üreten modern ama “teknoloji ile değil sabır ile yaratma” sürecinden uzaklaşmış bir insanlık kuşağından olduğumuzu hatırlattı. Bu bağlamda, Terra Cotta sergisi, Çin’in kuzeyindeki bu uygarlığa ev sahipliği yapan topraklara yolculuk etme şansı olmayan Amerikalılara farklı bir çağa ve kültüre yakınlaştırıyor. Son söz olarak sergi hakkında detaylı bilgiyi, http://www.nationalgeographic.com/terracottawarriors/index.html internet adresinden alabileceğinizi anımsattıktan sonra, Turkish NY okuyucularına tavsiyemiz eğer olanağınız varsa Terra Cotta Askerleri’nin Washington DC işgalini kaçırmamak lazım… Turkishny.com |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







Bugünlerde Çin ve Amerika arasında “panda diplomasi”si gündemde iken Washington DC’de iki ülke arasındaki kültürel boyutlu yakınlaşmayı destekleyen başka bir unsuru da göz ardı etmemek gerekiyor.